ALiBABA PENSiON 

 

  Giriş Yukarı ALİBABA PANSİYON ÇEVREMİZ AKTİVİTELER ULAŞIM

                                                 OLYMPOS

            Antik Likya'nın en önemli liman kentlerinden olan Olympos, tarih boyunca mitolojiyeye konu olmuştur. Konumunun elverişliliği nedeniyle korsanların barınağı olan Olympos, bugün sahip olduğu tarihsel değerleri, 3200 m'lik mutteşem sahili, endemik bitkileri, Caretta caretta'ları ve chimaira'sı ile tüm sportif etkinliklere olanak veren muhteşem doğası ve tarihi ile tüm dünyaca bilinmektedir..,

                                                               

          Antik Oympos Kenti Hellenistik Devrinde kurulmuştur. Hamam, Agora, Mabed Kapısı, Tiyatro günümüze kadar ayakta kalmayı başarmıştır. M.Ö. 100'de birliğin önde gelen ve üç oy hakkına sahip,altı şehrinden birisi olmuştur. M.Ö. I. yüzyılda Olympos'a korsanlar dadanmış, şehir korsanların yerleştiği bir yer haline gelmiştir. Daha sonra Roma komutanı Servilius Isaurieus Olympos'u korsanlardan temizleyerek şehri Roma topraklarına katmış, Çıralı'daki Demirci tanrı Hephaistos kültü ile büyük bir ün sahibi olmuştur. Zengin ve refah bir ülke olmasına karşın korsanların sürekli saldırıları sonucunda şehir zayıf düşmüş ve fakir bir şehir olarak yaşamını sürdürmüş.


                               YANARTAŞ (CHİMAERA)

            Çıralı olympos Plajı'nın yamaçlarında yaklaşık 300 m. yükseklikte, Yanartaş yer alır. Bir Likya kenti olan Chiemera'da, antikçağlardan bu yana hiç sönmeden yanan ateş, bir doğal gaz kaynağının çatlaklardan yeryüzüne çıkmasıyla oluşur. Eskiden daha güçlü olan ateş, zamanla küçük ama çok sayıda aleve dönüşmüş.Gündüz saatlerinde belli belirsiz olan alevleri akşam saatlerinde izlemek daha etkileyici olmaktadır. Ören yeri girişinden yaklaşık 20 dakikalık yürüyüşten sonra bu yanar taşların olduğu tepeye ulaşılmaktadır..

                                                                                     

           Yunanistan'a bağli Argos'ta, Bellerophontes adli tanrısal güzellikte bir delikanlı yaşarmış.Uçan at Pegasos'a sahip olmayı çok istediğinden dağ bayır durmadan günlerce Pegasos'un peşinden koşturmuş ama muvaffak olamamış. Bir gün tanrılar rüyasında uçan ata nasıl sahip olabileceğini bildirmişler. O da tanrıların istediği şekilde atin su içtiği bir anda kendine verilen altın gemle ata sahip olmayı başarmıştır. Ancak Bellerophontes bir gün yanlışlıkla birisini öldürür. Bundan dolayı Argos'tan ayrılıp Tıryns kralı Proitos'un sarayına sığınır. Kraliçe bu yakışıklı gence çok geçmeden asık olur. Onunla sevişmek ister. Fakat Bellerophontes konuk olduğu evin sahibine saygısızlık etmek istemez ve kraliçenin arzusunu geri çevirir. Kraliçe de kocasına yalan söyleyerek gencin kendisinin zorla koynuna girmek istediğini ileri sürerek ondan intikam almak ister. Kral öfkelenir ise de konuğunu öldürmek istemez ve onu öldürtmek icin kayınbabası olan Lykia kralına bir mektupla birlikte gönderir.Bellerophontes Lykia'ya ulaşır. Kral onu Xanthos nehri yakınında karşılar ve dokuz gün misafir eder. Dokuzuncu günde damadının gönderdiği mektubu alır ve öldürülmesi gerektiğini anlar. Ancak o da öldüremez ve Khimaira'nin öldürmesini ister. Böylece ondan kurtulmayı düsünmüstür. Khimaira önü arslan arkası yılan, ortası keçi olan ve ağzından alevler saçan garip bir yaratıktır. Bellerophontes tanrıların isteği ve kanatlı ati Pegasos sayesinde Khimaira'yi yere serer. Kral, Bellerophonhes'e daha bir cok zor isler vermişse de o hepsinin hakkından gelmiştir. Bunun üzerine kral onun tanri soyundan geldiğine inanarak ona bir çok armağanlar verir ve kızıyla evlendirir. Bellerophontes Poseidon soyundan gelmektedir.

 Bu evlilikten üç çocuğu olur, bunlardan kızı Laodameia, Zeus ile sevişir ve bu sevişmeden Sarpedon doğar. Sarpedon büyüyünce Lykia kralı olur. Troya savaşına katılır.Ben taaa uzaklardan geldim yardıma, diyerek savaşta geri kalanlara çıkısır ve bir çok kahramanlık gösterdikten sonra Akhilleus'un silahlarıyla savaşan Patroklos tarafından öldürülür. Son nefesini verirken de vazifesini Glaukos'a devrederek ölür. Zeus oğlunun ölüsünü Lykia'ya götürmesi için Apollon'a emir verir, işte böylece yer altı yaratıklarından Typhon ile Ekhidna'nin birleşmesinden doğan Chimaera, bugün ÇIRALI ve Yanartaş denilen Olympos'tan görülen dağda yaşarmış. Belerophontes'in uçan atı Pegasos'a binerek öldürdüğü Chimaera son nefesini verirken bile ağzından alevler çıkıyormuş……


                                                 PHASELİS        

                                                    

         Pansiyonumuza  27 km mesafede Tekirova Köyünde bulunan Phaselis,Kemer'in 15 km güneyinde Tahtalı Dağı'nın (Likya'nın Olimpos Dağı) eteklerinde yer alır.

         Kent M.Ö. VII. yüzyılda Rodoslular tarafından kurulmuştur. Uzun yıllar LİKYA'nın doğu kıyısının en önemli limanı olma özelliğini korumuştur. Phaselis'in üç limanı vardır. Kuzey Limanı, Savaş Limanı veya Korunmuş Liman ve Güneş Limanı. Bunlardan en önemlisi güneydekidir. Kentin ortasında 25 metre genişliğinde 200 metre uzunluğunda muhteşem bir cadde vardır. Bu caddenin güney ucunda Hadrian Su Yolu Kapısı bulunur. Caddenin iki yanında gezinti yolları ve dükkanlar vardır. Bunların da hemen yanında Hamamlar, Agora ve Tiyatro gibi kamu yapıları bulunur. Bu yapıların tarihinin M.Ö. I. ve II. yüzyıla kadar uzandığı ileri sürülmektedir. Kent merkezi ile 70 m. yükseklikteki plato üzerine kurulmuş olan yerleşim yeri arasında su kanalları vardır..!!!