YANARTAŞ (CHİMAERA )
Çıralı olympos Plajı'nın yamaçlarında yaklaşık 300 m. yükseklikte, Yanartaş yer alır. Bir Likya kenti olan Chimaera'da, Antik çağlardan bu yana hiç sönmeden yanan ateş, bir doğal gaz kaynağının çatlaklardan yeryüzüne çıkmasıyla oluşur. Eskiden daha güçlü olan ateş, zamanla küçük ama çok sayıda aleve dönüşmüş.Gündüz saatlerinde belli belirsiz olan alevleri akşam saatlerinde izlemek daha etkileyici olmaktadır. Ören yeri girişinden yaklaşık 20 dakikalık yürüyüşten sonra bu yanar taşların olduğu tepeye ulaşılmaktadır..
![]() |
![]() |
Yunanistan'a bağli Argos'ta, Bellerophontes adli tanrısal
güzellikte bir delikanlı yaşarmış.Uçan at Pegasos'a sahip
olmayı çok istediğinden dağ bayır durmadan günlerce
Pegasos'un peşinden koşturmuş ama muvaffak olamamış. Bir gün
tanrılar rüyasında uçan ata nasıl sahip olabileceğini
bildirmişler. O da tanrıların istediği şekilde atin su
içtiği bir anda kendine verilen altın gemle ata sahip olmayı
başarmıştır. Ancak Bellerophontes bir gün yanlışlıkla
birisini öldürür. Bundan dolayı Argos'tan ayrılıp Tıryns
kralı Proitos'un sarayına sığınır. Kraliçe bu yakışıklı
gence çok geçmeden asık olur. Onunla sevişmek ister. Fakat
Bellerophontes konuk olduğu evin sahibine saygısızlık etmek
istemez ve kraliçenin arzusunu geri çevirir. Kraliçe de
kocasına yalan söyleyerek gencin kendisinin zorla koynuna
girmek istediğini ileri sürerek ondan intikam almak ister.
Kral öfkelenir ise de konuğunu öldürmek istemez ve onu
öldürtmek icin kayınbabası olan Lykia kralına bir mektupla
birlikte gönderir.Bellerophontes Lykia'ya ulaşır. Kral onu
Xanthos nehri yakınında karşılar ve dokuz gün misafir eder.
Dokuzuncu günde damadının gönderdiği mektubu alır ve
öldürülmesi gerektiğini anlar. Ancak o da öldüremez ve
Chimaera'nin öldürmesini ister. Böylece ondan kurtulmayı
düsünmüstür. Chimaera önü arslan arkası yılan, ortası keçi
olan ve ağzından alevler saçan garip bir yaratıktır.
Bellerophontes tanrıların isteği ve kanatlı ati Pegasos
sayesinde Chimaera'yi yere serer. Kral, Bellerophonhes'e
daha bir cok zor isler vermişse de o hepsinin hakkından
gelmiştir. Bunun üzerine kral onun tanri soyundan geldiğine
inanarak ona bir çok armağanlar verir ve kızıyla evlendirir.
Bellerophontes Poseidon soyundan gelmektedir.
Bu evlilikten üç çocuğu olur, bunlardan kızı Laodameia, Zeus
ile sevişir ve bu sevişmeden Sarpedon doğar. Sarpedon
büyüyünce Lykia kralı olur. Troya savaşına katılır.Ben taaa
uzaklardan geldim yardıma, diyerek savaşta geri kalanlara
çıkısır ve bir çok kahramanlık gösterdikten sonra
Akhilleus'un silahlarıyla savaşan Patroklos tarafından
öldürülür. Son nefesini verirken de vazifesini Glaukos'a
devrederek ölür. Zeus oğlunun ölüsünü Lykia'ya götürmesi
için Apollon'a emir verir, işte böylece yer altı
yaratıklarından Typhon ile Ekhidna'nin birleşmesinden doğan
Chimaera, bugün ÇIRALI ve Yanartaş denilen Olympos'tan
görülen dağda yaşarmış. Belerophontes'in uçan atı Pegasos'a
binerek öldürdüğü Chimaera son nefesini verirken bile
ağzından alevler çıkıyormuş……




